Türk mobilya sektörü ihracatta istikrarlı bir büyüme yakalasa da kilogram başına ihracat değeri açısından arzu edilen seviyenin hâlâ gerisinde bulunuyor. Sektörün bu yapısal sorununa çözüm üretmeyi hedefleyen Mobilya Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (MOBDER), rekabeti iş birliğine dönüştürmeyi amaçlayan yeni bir platformla dikkat çekiyor: A GOOD IDEA.
MOBDER çatısı altında bir araya gelen sektörün önde gelen 30 markası tarafından kurulan A GOOD IDEA, Türk mobilyasını küresel ölçekte daha yüksek katma değerle konumlandırmayı amaçlıyor. Platform, bu vizyonunu Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF) 2026’da sergilediği dikkat çekici stantla sektör profesyonellerine tanıttı.

Fuar Standından Sürekli İş Modeline
TÜYAP 2. Hol’de yer alan ve klasik fuar stantlarından farklı olarak bir sanat enstalasyonunu andıran A GOOD IDEA alanı, ziyaretçilerin ilgisini topladı. Ancak bu yapı yalnızca estetik bir sunumdan ibaret değil. Platform, fuar süresinin ötesinde yılın 365 günü faaliyet gösteren bir iş geliştirme modeli olarak konumlanıyor.
A GOOD IDEA, İstanbul Skyland HOM’da yer alan A GOOD IDEA: LAB merkeziyle; strateji, tasarım, eğitim ve ihracat odaklı çalışmalarını sürdürüyor. Platformun bu yönü, onu geçici bir fuar oluşumundan çıkararak kalıcı bir sektörel yapıya dönüştürüyor.
“Türk Mobilyası İçin Bir Kalite Mührü”
MOBDER Başkanı Murat Tunç, A GOOD IDEA’nın yalnızca bir iş birliği platformu değil, Türk mobilyası için bir “Kalite Mührü” olmayı hedeflediğini vurguluyor. Tunç, platformda yer alan markaların rastgele seçilmediğini; yüksek kalite standardına sahip, katma değerli üretim yapan ve güçlü ihracat potansiyeli bulunan firmalardan oluştuğunu ifade ediyor.
“Hedefimiz üye sayısını hızla artırmak değil. Her yıl yalnızca 2–3 nitelikli markayı bünyemize katarak A GOOD IDEA’yı güven ve kaliteyle özdeşleşen bir referans markaya dönüştürmek istiyoruz” diyen Tunç, platformun uzun vadede nihai tüketici nezdinde de bir güven göstergesi olacağını belirtiyor.

Rekabette Güç Birliği Modeli
Platformun ticari yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan MOBDER Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Serdar Ufuk, A GOOD IDEA’nın dernek bünyesinde ancak özerk bir işletme gibi konumlandığını söylüyor. Ufuk’a göre platform, markaların tek başına erişemeyeceği küresel fuarlara ve ticari ağlara kolektif güçle ulaşmasını sağlıyor.
Devletin UR-GE destekleriyle güçlenen bu yapı sayesinde, firmaların tekil bütçelerle gerçekleştiremeyeceği uluslararası tanıtım ve pazarlama faaliyetleri mümkün hale geliyor. Bu model, sektörde “rekabet içinde iş birliği” anlayışının somut bir örneği olarak ön plana çıkıyor.
Tasarımı Yönetim Aracına Dönüştüren Yaklaşım
Platformun tasarım ve strateji boyutunu yöneten Demirden | ilio Kurucu Ortağı ve Baş Tasarımcısı Demir Obuz, A GOOD IDEA’yı veri odaklı bir “strateji mutfağı” olarak tanımlıyor. Skyland HOM’daki merkezde akademik veriler ışığında markalara yol haritaları oluşturduklarını belirten Obuz, tasarımın yalnızca estetik değil, aynı zamanda bir yönetim ve dönüşüm aracı olduğuna dikkat çekiyor.
Bahçeşehir Üniversitesi ile yürütülen yetenek havuzu projeleriyle genç tasarımcılar ve sanayiciler aynı platformda buluşturulurken, üye markaların üretimden yönetime kadar bütüncül bir dönüşüm yaşaması hedefleniyor.
Sürdürülebilir ve Kalıcı Bir Fuar Yaklaşımı
A GOOD IDEA’nın IIFF’teki standı da platformun felsefesini yansıtıyor. Modüler ve yeniden kullanılabilir şekilde tasarlanan yapı, fuarlarda sıkça görülen “yap–yık–at” anlayışına karşı sürdürülebilir bir alternatif sunuyor. Standın, farklı etkinliklerde en az üç yıl boyunca kullanılacak şekilde planlandığı belirtiliyor.
“Furniture as a Dialogue” (Mobilya Bir Diyalogdur) temasıyla tasarlanan alan, markalar ile ziyaretçiler arasında bir agora, yani ortak buluşma ve etkileşim noktası işlevi görüyor.
Sektör İçin Yeni Bir Çıkış Yolu mu?
A GOOD IDEA, 30 rakip firmanın profesyonel bir yapı altında iş birliği yaptığı, akademik destekle beslenen ve kamu teşvikleriyle güçlenen yeni nesil bir iş geliştirme modeli olarak öne çıkıyor. Platform, Türk mobilya sektörünün yalnızca hacim değil, değer odaklı büyümesine katkı sunmayı amaçlıyor.
Sektörün aradığı yapısal dönüşüm için bu modelin kalıcı bir çözüm olup olmayacağı ise önümüzdeki yıllarda atılacak adımlarla netlik kazanacak.








